Değer Yaratmanın Formülü
Bu podcast şirketlerin değer yaratmasının çalışan ve müşterilerine insan odaklı yaklaşmalarıyla mümkün olacağını, tasarım odaklı düşünme, davranış psikolojisi, inovasyon ve yaratıcılık alanında uzman yerli ve yabancı, profesyonel ve akademisyenlerin görüşleri ışığında ele alıyor.
📧 mete@innolabz.ist
🙋🏻♂️ www.linkedin.com/in/meteyurtsever
🛟 https://www.patreon.com/MeteYurtsever
Değer Yaratmanın Formülü
der ya Kitap Kulübü ile Sabahın Üçü
Use Left/Right to seek, Home/End to jump to start or end. Hold shift to jump forward or backward.
Kitap kulübümüzün 64'üncü buluşmasında Gianrico Carofiglio'nun Sabahın Üçü adlı romanını konuştuk. Bu buluşmamızda kitabın çevirmeni Eren Cendey de bizi onurlandırdı; hem söyleşimizi zenginleştirdi hem de İtalyan edebiyatının, çevirmenliğin perde arkasını bizimle paylaştı.
1961 Bari doğumlu Carofiglio, uzun yıllar organize suça karşı savcılık yapmış, sonra İtalyan Senatosu'nda görev almış bir isim. İtalya'nın en çok okunan yazarlarından biri olarak tanınıyor. Sabahın Üçü, adını Scott Fitzgerald'ın bir cümlesinden alıyor: "Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür." Romanın merkezinde, anne babası küçük yaşta ayrılmış ve babasıyla mesafeli bir ilişkisi olan genç Antonio var. Epilepsi tanısı konan Antonio, kesin teşhis için Marsilya'da uzman bir doktora gider; tedavinin son aşamasında babasıyla birlikte kırk sekiz saat boyunca uyumadan kalması gerekir. 80'lerin Marsilya sokaklarında geçen bu uykusuz iki gün, baba ile oğulun müzik, matematik, caz, aşk ve hayat üzerine sohbet ederek aslında birbirlerini ilk kez tanıdıkları bir yolculuğa dönüşür.
Kitabın hacmiyle ters orantılı bir derinlik taşıdığı konusunda hemfikirdik. Büyük bir anlatısı yok ama içe işleyen, kişisel bir yere dokunan bir tadı var. Birçok arkadaşım kitabı bir solukta okuduğunu söyledi; çevirinin akıcılığının buna büyük katkısı olduğu özellikle vurgulandı. Eren Hanım'a teşekkürlerimizi sıkça yineledik.
Baba-oğul ilişkisi kitabın ana ekseniydi. Ergenlik, boşanmış ailelerin çocukları üzerindeki etkisi, anne filtresinden babaya bakmak zorunda kalmanın yarattığı mesafe ve özellikle bizim kuşağımızın babalarındaki o sevgisini gösterememe hâli üzerine konuştuk.
Eren Hanım'la sohbetimiz İtalyan edebiyatının genel dokusuna, yazarların aile ve aşk temalarına yatkınlığına, çevirmenliğin görünmez emeğine ve yayın dünyasının işleyişine uzandı.
Her zaman farklı kitap önerileri de konuşuruz, bu kez daha fazla sayıda kitaptan bahsettik, aramızda bir çevirmen olunca. Elena Ferrante’nin dörtlemesi Napoli Romanları ve Yetişkinlerin Yalan Hayatı’nı ve Domenico Starnone’nin Bağlar’ını listeme yazdım. Linklerini bölüm notlarında bulabilirsiniz.
Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla; (02:46) Ömer Tural, (05:25) Suat Soy - Eren Cendey, (09:20) Müge Önen, (11:18) Cem Çağatay Karaali, (13:54) Elif Ceylan, (17:39) Bengü İlhan, (19:20) Eren Cendey, (19:52) Mürsel Çavuş, (22:50) Eren Cendey, (23:32) Alim Küçükpehlivan, (25:06) Eren Cendey
Tavsiye kitaplar:
Sabahın Üçü - Gianrico Carofiglio
https://amzn.to/3R27BBd
Napoli Romanları - Elena Ferrante
https://amzn.to/4tOnxpv
Yetişkinlerin Yalan Hayatı - Elena Ferrante
https://amzn.to/4wda9Nk
Bağlar - Domenico Starnone
https://amzn.to/4ta9qcM